GDO NEDİR?
En kısa tanımla GDO “Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar” olarak bilinmektedir. Uzun bir tanım yapacak olursak; kendi türünden ya da kendi türü dışındaki bir canlıdan gen aktarılarak bazı özellikleri değiştirilen bitki, hayvan ya da mikroorganizmalara "Genetiği değiştirilmiş organizma" (GDO) deniyor.

GDO NEDEN ZARARLI?

Gdo lu ürünler alerjik reaksiyonlara sebep oluyor.

Genleri değiştirilmiş ürünler tüketen insanlarda görülebilecek olaylardan biri de antibiyotiklere karşı vücudun oluşturduğu direnç

Hangi hastalıkları nasıl etkilediği ve hangi hastalıklara yol açtığı günümüz biliminde tam olarak netlik kazanmış değil.

Fareler üzeride yapılan araştırmaya göre gdo lu ürünlerle beslenen farelerin üç nesil sonra kısırlaştığı görülmüştür.

Hamileler, büyüme çağındaki çocuklar, beslenme bozukluğu olanlar ve kronik hastalar için özellikle zararlı...

GDO LU ÜRÜNLERİN ZARARINI KAVRAYAMAYAN ÜRETİCİNİN AVANTAJLARI

Üretim verimliliğinin artması
Tarıma uygun olmayan yerlerde tarım yapılabilmesini sağlıyor.
Daha kısa sürede yetişmiş ürünler
Dış görünüşü daha güzel göründüğü için iyi ürün zannedilmesi
Üretimde tarım ilacına gerek duyulmaması
Bu avantajlar tüketici için tamamen dezavantajdır.

 

GDO YÖNETMELİĞİ ÇIKTI

Genetik yapısı değiştirilmiş organizma (GDO) ve GDO' lu ürünler ile ilgili yönetmelik 26 Eylül'den itibaren yürürlükte olacak. Bu yasa ile genetiği değiştirilmiş organizma içeren ürünler yurda kontrollü olarak girebilecek.

Yönetmeliğe göre;

Genetiği değiştirilmiş ürünler Türkiye’de yasal düzenlemeye uygun şekilde satılacak.

Çocukların gelişimi üzerindeki olumsuz etkileri sebebiyle bebek mamaları ve ek besinlerinde GDO lu ürünler kesinlikle kullanılmayacak.

GDO'lu ürünlerin etiketinde, "Genetik yapısı değiştirilmiştir" veya "Genetik yapısı değiştirilmiş organizmadan üretilmiştir" ibaresi açıkça belirtilecek.

GDO içermeyen ürünler "GDO içermediğini, GDO'dan oluşmadığını, GDO'dan elde edilmediğini" ifade eden beyanlara yer verilebilecek.

GDO ve ürünlerinin gümrük giriş-çıkış kapıları bakanlıkça belirlenecek.

GDO'lu olarak ithaline ve ihracına izin verilen ürünlerin, firma ve GDO bazında kayıtları tutulacak.

GDO ve ürünleri farklı hatlarda işlenecek ve depolanacak.
 
Dökme gıdaların etiketleri, tüketicinin görebileceği yerlerde bulundurulacak veya gıda maddesi ile birlikte tüketiciye sunulacak.

İzlemenizi tavsiye ederim

http://www.beyazgazete.com/video/2010/08/13/gdo-yasasi-cikti-star.html

http://www.stargazete.com/guncel/gdo-lu-urun-yonetmeligi-resmi-gazete-de-haber-285489.htm

 

HTML clipboard

Zayıflama ilaçları ve ölüm

Daha önce yazdığım kilo verme maceramdan sonra dün basında çıkan ve gencecik üniversiteli bir kızın zayıflama ilaçları nedeniyle öldüğü haberinden sonra bilgilendirici bir yazı yazmayı uygun buldum. Tabik ik bu konunun uzmanı değilim ama epey bir süredir bu konuyu araştırıyorum. Edindiğim bilgileri paylaşacağım.

Bir teknolojii ve webmaster blogunda ne işi ver sağlıkla , diyetle ilgili bir yazının diyecekseniz. Sonuçta teknoloji kadar sağlıkta yaşamın büyük bir parçası bu nedenle ara ara böyle yazılar yazıyorum.

 

Bu makaleyi yazmamda http://yenisafak.com.tr/Gundem/?i=253503 bu haber etkili oldu. Gencecik bir kızın zayıflama ilacı yüzünden vefatını linke tıklayın sizde okuyun.

Zayıflama ilaçları termojenik yağ yakıcılar ve su ve ödem artırıcılar olarak genelde iki sınıf olarak satılıyor. Tabi üzerinde bu özellikler yazmıyor.

Termojenik yağ yakıcılara örnek olarak Lida zayıflama hapı, Fx15, EPH200, 5in1, meksika biberi, Rx1, Sl30, yosun hapı, sauna bel, Lw 6090 , Biber hapı, Maurers gibi haplar örnek gösterilebilir. Bu hapların üzerinde içeriklerinin net olarak anlatıldığı bir döküman bulamazsınız. Hep bitkisel maddelerden oluştuğu yazar ancak içerisinde yasak olan sibutramin maddesi vardır. Firma Lida diye bir ilaç çıkarır daha sonra içeriğindeki yüksek sibutramin oranı nedeni ilaç yasaklanır sonra bu firma sibutramin oranının biraz düşürerek aynı ilacı Fx15 yada başka bir isimle Karın kası hareketlerisatmaya başlar ilaç isimlerini örnek olarak veriyorum. Ama isimler değişir ana madde aynıdır. Termojenik yağ yakma ilaclarındaki temel amac vücudunuzdaki yağları spor esnasında daha kolay enerjiye cevirmenize yardımcı olmaya çalışmak ve yağlarınızdan kısa bir sürede kurtulmanızı sağlamayı vadetmektir.( Koca bir yalan ) Diyetsiz ve sporsuz bir zayılama zaten sağlıklı değildir. Bu ilacları aldıktan sonrada sopr ve diyet yapmak zorunda iseniz neden bu ilacları kullanasınız onca sağlık tedidine rağmen.Vücut kendi termojenini kendisi aslında olutşuruyor vücut ısınmaya başladıktan sonra ilk enerji kaynağı olan kaslardaki enerjiden sonra direkt olarak vücutta depolanmış yağlardan yakmaya başlıyor. Allahın yarattığı kanuna göre bu zaten böyle  ,bölgesel incelme diye bir şey yok vücudun her tarafından oranlı olarak zaten zayıflıyorsunuz.

Dediğimiz gibi bu tür termojenik yağ yaktırdığını iddia eden ilaçların içinde kitapçığında yazan o bitkisel içerikler yok ya sibutramin yada yüksek oranda kafein var. Eğer amac kafein almaksa bunu yeşil çay ilede yapabilirsiniz neden bir zayılama ilacına gerek duyasınız. Antrenmanınızdan önce 300 mg. kafein alırsanız vücudunuza gereken metabolizma hızlandırma ateşini vermiş olursunuz.

En fazla bilinen termojenik zayıflama ilacı sporcular arasında hydroxycut hardcore dur. Sporcular arasında yaygın diğer yağ yakıcılar hot rox, xenadrine efx ve lipo-6 en çok satan termojenikler arasında gösterilir. Yukarda saydığımız Lida gibi yağ yaktırıcılar daha çok ev kadınları tarafından rağbet görür.

Konu insan sağlığı olunca insan söylemeden duramıyor. İlaç firmaları insanların zaaflarını kullanıyor yok zayıflama, yok göğüs büyütme , yok enerji verici adı altında insanların bu zaaflarını milyonlarca dolara dönüştürmeyi başarıyorlar. Siz arada sağlığınızı kaybederken yada hiç bir fayda alamazken o koca göbekli şişkolar ceplerini dolduruyor.

Termojenik zayıflama ilaçlarının bilinen bazı yan etkileri :

- Aşırı terleme ( terlemek zayıflamak demek değildir )

- Gece uyuyamama sorunları

- Yüksek kalp atışı ( spor esnasında 180 lere vuran nabız hızı )

- Ağız kuruluğu

- Tansiyon sorunları

- El titremesi

 

Daha neler neler.

Şimdi gelelim bu ilaç firmalarının reklam stratejilerine

- Televizyonlarda koca koca programlara özellikle ev kadınlarının izlediği kadın programlarına sponsor oluyor bu zayıflama ilacı firmaları ( Örneğin, Maurers , Esra Erol programı ) düşünün o kadar para götürüyorlar ki bir tv programına sponsor oluyorlar ve bu tv programının güya verdiği güveni kullanarak insanların sağlığı ile oynuyorlar ve bu tv yönetimi de para için buna okey diyor. El insaf minel merhamet

- Forumlar açıyorlar , bloglar açıyorlar sanki o ilacı kullanmış insanlar gibi yorum yazıyorlar , olumlu yorumların yanına ufaktan olumsuz yorumlarnda yazıyorlar ki inandırıcı olsun diye. Zayıflama forumlarını kadın sitelerini olumlu yorum yazmak için kullanıyorlar


Acizane tavsiyem bu tür ilaçlar yerine doğal yöntemleri deneyin tabi bunuda abartmadan,

İşte bazı tavsiyeler
 

- Yeşil çayın yağ yakmanıza fayda edeceğini ve metabolizmanızı hızlandıracağınızı bir çok insanın tecrübesi ile rahatlıkla buraya yazıyorum

 

- Aç karına içeceğiniz bir bardak limonlu su yada elma sirkesinin incelmenize etkisini gözleyebilirsiniz ( Tabiî ki sabah elma sirkesi içip öğle leyin iki porsiyon döner götürerek değil )

- Lahananın içindeki etken maddelerinde zayıflamaya etkisi tıp dünyası tarafından kabul ediliyor.

- Glisemik indeksi düşük yiyecekler tercih edin.

- Sarı kantaron otu ( hamile ve özel günlerinde olan bayanlar kullanmasın ) stresinize yardımcı olarak özellikle gece yemek yeme sendromu olanların bu alışkanlıklarını değiştirebilir

- Yemeklerden önce alacağınız bir miktar dere otu iştahınızı biraz dizginleyebilir.

- Kan şekerinizi hızla düşüren ve hızla yükselten yiyeceklerden , içeceklerden özellikle koladan uzak durun.

- Yeşil yapraklı sebzelere ağırlık verin.

- Protein alımınızı yağsız etten , tavuktan ve yumurta beyazından karşılayın.

- Karbonhidrat ve şeker alımınızı sınırlayın. ( Sıfırlamayın , sınırlayın )

- İmkanınız varsa tereyağı ve zeytinyağı kullanın. Doymamış yağları ( Margarinleri ) ve sıvı yağları kullanmayın.

- Kalsiyumun zayıflamada etkisi yine ispatlanan bir durum. Evde kendiniz yapacağınız yoğurdu her gün yiyerek zayıflamanızda destek olarak kullanabilirsiniz.

- Hızla verilen kilolar hızla alınır kilo vermenizi haftada max. 1 kilo olarak düşünmelisiniz.

- Kilo vermenizin durması durumunda umutsuzluğa kapılyanı vücudun kendini bu kilitleme dönemi kısa bir süre sonra ortadan kalkacaktır.

- HIIT ( Interval Kardiyo ) ' yu deneyin eğer talep olursa interval kardiyo ile ilgili geniş bir makale yazabilirim.

- Şok diyetler , şok sporlardan uzak durun.

- Bir gün iki saat spor yapıp iki gün yatmak yerine her gün düzenli olarak yarım saat spor yapın. Kardiyo yağ yakımında en büyük destekçidir. Ağır  sporlardan kaçının.

- Canınız sürekli bir şeyler yemek istiyorsa havuç, salatalık gibi düşük kalorili şeyler yiyin.

- Akşam yediden sonra artık yemek yemeyin

- Sabah sporları hem gün içinde mutlu olmanızı sağlayacak hemde zayıflamanıza büyük katkısı olacaktır.

- Vücudunuzdaki ödemi atmak suyu atmak zayıflamak demek değildir. Kullandığınız bitkilerin yada kullandığınız ilaçların yahut diyetlerin vücudunuzdaki kasları alıp gitmesine izin vermeyin. Tek dip diyetler ( atkins diyeti, isveç diyeti, protein diyeti ) gibi  diyetler yapmayın. Diyetlerinizde her besin grubundan yiyecekler bulunsun.

Yağ yaktırcı çay tarifi ( beşi bir arada çay )

Yağ yakıcı çay için gerekli malzemeler nelerdir?

- 5 çay kaşığı Yeşil çay
- 5 çay kaşığı Mate yaprağı
- 2,5 çay kaşığı Isırgan yaprağı
- 2,5 çay kaşığı Kekik

Yağ yakıcı çay nasıl hazırlanır?

Malzemeleri 1 litre kaynar suyun içine koyarak 10 dakika demlenmesini bekletin , bitkisel çaylar kaynatılmaz , demlenir.


Yağ yakıcı çaydan günde kaç bardak içmeliyim?

Günde 3-4 bardak tüketilebilir.

Yağ yaktıran çay hazırlanırken içine mısır püskülü,kiraz sapı ve rezene ilave edilirse çaya ödem sökme özelliğide eklenmiş olur.

Çayınıza bal yada şeker gibi tatlandırıcılar ilave etmeyin.

------------------------------------------------------

İş yoğunluğu sebebi ile yazı belki biraz dağınık oldu eksik kalan yönleri mutlaka var talep halinde çok daha detaylı bir makale yazabilirim. Yeni ipuçlarını ( faydasını gördüğüm ) sizlerle paylaşabilirim.

 

Kilo vermek isteyenlerin buluştuğu mekan

Diyet kardeşliği mekanı

Zayıflama ile ilgili tavsiye ettiğim forum :

www.geldezayifla.com


Sürekli bilgisayar , web tasarımı ve teknoloji konularından yazıyorum. Hem biraz farklılık olsun istedim. Hem de genellikle bilgisayarcıların ortak sorunu olan fazla kilo sorununda yaşadığım tecrübelerimi paylaşmak istedim.

Öncelikle sonucu şöyleyim : Altı ay öncesine kadar 110 kilo civarlarındaydım. Şu anda 83 Kiloyum. Ve vermeye devam ediyorum.

Peki bir mucize var mı ? : Hayır kesinlikle haşa bir mucize yok. Herkesin bildiği standart şeyler, az yiyeceksiniz ,hızlı yemeyeceksiniz, her besin grubundan yiyeceksiniz ancak, yağlı , unlu , şekerli ve tuzlu gıdaları olabildiğince az yiyeceksiniz.

Spor desteği şart mı , Sporsuz zayıflanmaz mı ? : Bence zayıflamak için spor şart. Evet diyetle kilo verebilirsiniz. Belirli bir yere kadar. Ancak hem derinizin sarkmaması için hem kilo verme sürecini hızlandırmak için hem de sağlıklı yollardan zayıflamak için spor şart.

Peki nasıl bir diyet uygulayacağım ? : Ben ısrarla şunu söylüyorum. Belki diyetisyenler kızabilir bu söylediklerime. Diyet falan hikaye. Her besin grubundan yiyeceksiniz. Metabolizmanızı hızlı tutmak için günlük altı öğün yemeye dikkat edeceksiniz. Altı öğün dediysek kalorisi çok düşük olmalı yazının devamında anlatacağım. Yeme alışkankılkarınızı kökten değiştireceksiniz. Yatmadan en az iki üç saat önce yemeğinizi yemiş olacaksınız. Midenizden önce beyninizi doyuracaksınız iyi motive olacaksınız. Sağlık için yiyeceksiniz zevk için değil. Hiç tüketmediğiniz sebzeleri tüketmeye başlayacaksınız. ABD nin bize kakaladığı Mc Donalds, Burger King vs uzak duracaksınız. Kendinizi motive etmek için bedeninizden daha küçük elbiseler alacaksınız içine olmaya çalışacaksınız. Her gün düzenli olarak spor yapacaksınız.

Metabolizmam yavaş çalışıyor , benim suçum ne ? : Evet bazılarının metabolizması yavaş çalışır genetik olarak. Ancak kilolu iseniz zaten metabolizmanız doğal olarak yavaş çalışacaktır. İlk verdiğinizi on kiloda bile metabolizma hızınız artacaktır. Ayrıca yemeklerden önce bir tutam  dere otu yiyerek metabolizmanıza katkıda bulunabilirsiniz.

Bitkisel çaylar zayıflatır mı ? : Hiç bir aktivite yada besin grubu tek başına zayıflatmaya yetecek bir etken değildir. Düzenli yemek yemek, Düzenli Spor ve Yardımcı şeyleri bir arada kullanarak zayıflayabilirsiniz.

Mucize diyetler zayıflatır mı ? : Hayır sadece su kaybına yol açar. Önemli olan yağdan kaybetmektir. Kastan yada sudan değil. Terlemek zayıfladığınzın değil su kaybettiğinizin göstergesitir. Hiç terlemeden de kilo verebilirsiniz.

Sen ne yaptın da zayıfladın programını özetler misin ? : Tabiî ki özetleyim

- Günlük altı öğün yemek yiyorum

- Beyaz ekmeği hayatımdan çıkardım

- Yağ olarak sadece zeytinyağı kullanıyorum.

- Kızartmaları tarihten sildim

- Hamur işlerini de öyle

- Abur cubur cips vs yemekten vazgeçtim hele koladan Allah korusun bir daha

- Her gün iki saat düzenli spor yapmaya başladım

- Örnek sabah menüm : Bir dilim kepek ekmeği yada çavdar ekmeği yada organik ekmek yada tam buğday ekmeği , yanında biraz peynir, tere, roka, dere otu , maydonoz vs.

- Örnek kuşluk menüm : Bir tane elma yada bir tane armut , yada bir havuç veya bu tür her hangi bir şey

- Örnek öğlen yemeği menüm : Haşlanmış bir porsiyon tavuk ve salata yada Yoğurtlu brokoli ve haşlanmış pirinç yada yoğurtlu karnı bahar ve yanında salata vs. bu örnekleri kafanıza göre çoğaltın ve yanında bir dilim yukarda saydığım ekmeklerden

- İkindi yemeği menüm : Biraz yoğurt yada bir meyve yada çiğ yenilebilir bir sebze yada biraz fındık yada biraz badem yada biraz ceviz vs.

- Akşam yemeği menüm : Salata ve çorba yada yoğurtlu her hangi bir sebze ve salata , yada akşam evde ne yemek yapılmışsa ikişer yemek kaşığı ve akşam ekmek yok.

Yaptıklarım özetle yukarıdakilerden ibaret.

Zayıflama sürecinde yaşadıklarımı sizlerle paylaşmak istedim. Eminim aralarınızda kis kis gülenler  olduğu gibi, kendine bir şey çıkaranlar ve fayda görenlerde olacaktır :)

Kolay gele

'' Zayıflamak sabır işidir , sakın mucize beklemeyin "

 

Ülkemizde pekmez üretimi geleneksel olarak binlerce yıllık bir geçmişe sahiptir. Üretim daha fazla aile işletmeciliği şeklinde yapılmaktadır.  Eskiden beri halk arasında pekmezin insan sağlığı üzerinde olumlu etkileri olduğuna inanılmaktadır.

Bir kg pekmez; bomesi 11, şıra randımanı %70 olan 5-6 kg üzümden üretilmektedir.

Ev Şartlarında Üretim

Pekmezlik üzümler çeşitli yöntemlerle sıkılarak şırası (üzüm suyu) elde edilir. Bu şıra üzerinde ekşiliği giderme işlemi uygulanır. Ekşiliği giderme ve durultma genel olarak %50-90 kireç içeren pekmez toprağı kullanılarak yapılmaktadır. Şıraya pekmez toprağının katılmasının nedeni, şırayı durultmak, süzmeyi kolaylaştırmak ve şıra ekşiliğini azaltmaktır.

Kestirme işlemi; presten alınan şıra 50-60 C’ de 10-15 dakika kaynatılıp, pekmez toprağı ilave edilerek yapılmaktadır. Şıraya katılacak toprak miktarı 100 kg üzüm şırasına 1-5 kg arasında değişmektedir.

Kestirilen şıra dinlendirme kaplarında en az 4-5 saat durulması için bekletilir. Bu süre sonunda kabın dibinde tortu oluşur. Şıranın berrak kısmı sifon yapılarak alınır. Berrak şıra hemen kaynatma kazanlarına boşaltılır.

Pekmez Toprağının Hazırlanması

Kaynatma işlemi açık yayvan kaplarda yapıldığı gibi, vakum kazanlarında daha düşük ısıda koyulaştırma işlemi ile açık renkli pekmez üretilebilir.

Kaynatma kazanında şıra kaynamaya başlayınca köpük oluşur. Bu köpükler kepçe ile alınır. Kaynama ilerledikçe şıra üstü gittikçe kızaran köpükler bağlar, şıra içten içe kızarır. Daha sonra şıra göz göz olarak kaynar ve kendine has pekmez kokusunu yayar. Bu gözlemler sonucunda pekmezin kıvama geldiği anlaşılabilir.

Pekmezin kıvama geldiği an

Pekmez toprağıyla ekşiliği giderilen, 50-60 C’de 10-15 dakika kestirilip, tortusundan
ayrılan şıranın ateşte kaynatılmasıyla elde edilen ürüne tatlı cıvık pekmez denir.

Diğer bir usulde pekmeze işlenecek şıra güneş altında geniş yayvan kaplarda suyu uçurularak koyulaştırılarak günbalı denen pekmez elde edilmektedir.
Türkiye’de piyasadaki katı pekmezler ise tatlı cıvık pekmeze maya katılarak ve devamlı karıştırmak suretiyle hava emdirilip ağartılması sağlanarak elde edilir.

Katı Pekmez: Cıvık pekmez ateşten indirilerek devamlı karıştırılır. Bu arada pekmez soğurken bir yandan pekmezin katılaşmasını sağlayacak maya hazırlanır. 25 kg pekmez için 5 yumurta akı, 500 g pudra şekeri ve 500 g eski pekmez katılarak pekmez devamlı savrulur. Bu şekilde rengi ağartılan pekmez bir gün bekletilip, ertesi gün tekrar iyice karıştırılır. Elde edilen katı tatlı pekmez ambalajlara alınır.

Pestil Yapımı

Pekmez pestil üretiminde hammadde olarak kullanılır. Tatlı cıvık pekmezler bunun için en uygun olanlarıdır.

Pekmez üretiminde olduğu gibi elde edilen üzüm şırası durultulur ve ekşiliği giderilir. Şıra bunun için pekmez toprağı ile kestirilir. Bu şıranın yarıdan çoğu kaynatma kazanlarına alınır. Geri kalan ise şıra bulamacı hazırlamak üzere ayrılır. Bulamaç için nişasta veya düşük randımanlı un kullanılır. Bulamaç şırasına katılacak nişasta veya unun miktarı şıranın onda biri kadarıdır. Hazırlanmış olan bulamaç diğer taraftan kaynamış olan cıvık pekmeze karıştırılarak ilave edilir. Yayma kıvamına ulaştığında bu işleme son verilir.

Tahta kerevet veya kaput bezi üzerine ince bir tabaka olarak yayılır. Bu işlemden önce, eğer istenirse ceviz, badem pestile katılabilir. Bir gün süre ile güneşte tutulur. Ertesi gün elle bezden ayrılır ve ipe asılarak diğer yüzeyinin de kuruması için 1-2 saat bekletilir. Bükülgen bir yapıdaki pestil istenilen şekil ve büyüklükte kesilir. Katlamada yapışmayı önlemek için iki tabaka arasına pudra şekeri veya nişasta serpilir. Hazırlanan pestil nemli olmayan bir ambalaj ve depoda muhafaza edilmelidir.

Etiketler : evde pekmez yapmak
Kategoriler : Sağlık
Yorumlar : 0 Yorum Yorum Yaz
Sponsor
Teknotrik Web Master ve Grafik Blog
Reklam
Reklamz
Bağlantılar
Sponsor
Celilcan Web Tasarım